Sayfalar atolyem

9 Aralık 2011 Cuma

Shabby Chic Atölyem :))

 İşte, haftalardır, günlerdir uğraştığım atölyem. Hevesler, hayaller, rüyalar gerçek oldu ve ''Atölye Shabby Chic '' hizmete girdi. Takı tasarım atölyemi kapadığımdan beri, yaratmak için yeni imkanlar, ortamlar arayışı içindeydim. Halen hazırlıklarım sürüyor. Çok yakında tüm detayları yazacağım.




                            

Şimdilik bir kermes hazırlığı içindeyim. Sizlerle paylaşacağım bir çok obje yaptım ama resim çekip yükleme konusunda biraz sıkışmış durumdayım.

İstanbul'u bilenler için; malum levent, etiler, civarında bizler için obje, boya, hamur, stencil, fırça bulmak imkansız. Burdan yola çıkarak başlayan bir yer açma fikri kendi atölyemi açma seviyesine geldi. Şimdi ise bir sürü projeler var aklımda. Sizlerle paylaşmak için sabırsızlanıyorum.


Bu yastıklar, ya da patchwork kursları bir ip ucu olabilir sizlere. Daha ne güzellikler var... :))

21 Kasım 2011 Pazartesi

ŞİMDİ DE SHABBY CHIC ÇERÇEVELERİM


Bu seferde SHABBY CHIC çerçevelerimi göstermek istedim.



Aynı tarzda devam ediyorum.
 
 Stencil ile röliyef çalışıp,  sonra mumlama yöntemiyle eskitiyorum. Görüntüsü çok romantik geliyor... 
 


  Yine lavanda, yine beyaz ve çatlatma üzeri peçete çalışması. İçinde çiçeklerle de size göstermeliyim aslında. Bezler ise Bodrum dan aldığım peştemallara peçete yapıştırması yaptım.
Aylar öncesinde yaptığım bu kutu da çeşitli teknikleri bir araya getirdiği için bir kere daha göstermek istedim. Belki fotoğraf çekimlerim biraz gelişmiştirde detaylar gözükür. 
Gözüken kareler bantlanarak yapıldı. Bu ince çizgiler aslında titiz bir bantlama eseridir... 

Üzerine de hamur kabartma ve 3 boyut çalıştım.



Veee aynı dekupaj kağıdıyla yaptığım tabak.
Zaten eski kutuyu gündeme getirende bu tabak oldu. Havlulara da bakınca sanırım ben morun her tonunu seviyorum. :))

      Bunlarda Elif' in reçelleri. Süsleyip püsleyip pek yakında sizlere sunacağız. Değişik lezzetlerde taze meyvelerle gerçek şeker ve hiç katkısız... Tamamen ev yapımı... Bir de böyle süslenince, yeme de yanında yat... :)) Ellerine sağlık Elif'cim.

23 Ekim 2011 Pazar

Shabby Chic Tepsim

Shabby Chic Tepsimi
 
Uzun zamandır yapıp bir türlü ekleyememişti.
Birkaç tekniği bir arada kullanmayı sevdiğimden, hepsini karıştırdığım bir obje daha...
Önce koyu bir bejle boyayıp, mumladım.Daha sonra beyazla boyayıp çok hafif zımparaladım.Ortasına çizgileri koyup onların da etraflarını zımparaladıktan sonra, beyazın üzerine beyazla budak görüntüsü verip tam ahşap efekti yaratmak istedim. Biraz da peçete yapıştırmaya başladım. Sarmaşıkları köşeden sarkıttım, adeta tepsiyi sarmış görüntüsü elde etmek istedim.


Öbür köşeyi de boş bırakmak olmazdı. Yaparken hep içimden bu tepside kahve keyfi yapmak geçti, onun için fincan resmi uygun olacaktı... Vee bu romantik fincanları transfer yöntemiyle köşeye yerleştirdim.

İşte ilk kahve keyfimi de yapmış oldum. :)


2 Ekim 2011 Pazar

Biraz daha tabak

İşte yine aylar önce yapıp bitirip bir türlü resmini çekemediğim tabakalrım.
Çok sevdiğim bu peçete desenini duvarımda görmek hoş olacak.

 

Peçetenin fonuna yakın bir renkle boyayıp peçeteyi yapıştırdım.

 Aşağıdaki tabağı önce beyaza boyayıp sonra peçete yapıştırdım ve üzerine hamurla kabartma yaptım. Doğrusu sırf peçete kaplanmış halini bile çok sevmiştim.





1 Ekim 2011 Cumartesi

Gazeteliğim

  İşte haftalardır bir türlü tamamlayamadığım gazeteliğim. Bazı şeyler böyle kısmetsiz oluyor. Haftalar önce yazlıkta buna ne yapsam derken resimleri bulup, bir gayret başlayıp, tüm boyamalarını falan bitirip, bir yüzünün kabartmalarını da bitirdim. Ancak....


Neyse sonunda okullar açıldı, ben kışlık eve temelli dönüş yaptım ve yeni planlarla çalışmaya başladım.



Gelelim gazeteliğimize. Doğrusu rengi ve eskitme şekli tamamen seçtiğim resimlerden esinlenerek oluştu. Önce koyu kahve ile boyayıp mumladım ve sonra bu koyu turkuaz rengi, birkaç rengi karıştırarak elde ettim. Onu da içine dışına her yerine sürdüm. Sadece büyük resimleri yapıştıracağım yüzeylerin ortasını boş bıraktım. Gerisi hamur kabartma zımparalama falan...



Tabi, birazda kenarlardan yağlı boya ile eskitmem gerekti, yoksa kağıtlar pırıl pırıl duruyordu.

Bu kelebeklerde, bir türlü kıyıp kullanamadığım seramik objerimin arasından seçildi. Onları önce boyadım, daha sonra sıcak silikonla yapıştırdım.






Her yüzeyde hamur kabartma var. Resimlerde aynı ressamın resimleri olunca ister istemez çok güzel bir bütünlük oluyor.
Bu arada önemli bir noktayı atladım, Gülay'cığıma bir teşekkür. Beni yüreklendirip bu gazeteliğe başlattı ve bütün boyamayı bizzat kendisi yaptı. Çok yetenekli bir öğrenci kendisi.

Aslında sap kısmını rafyayla sarmak istedim ancak artık o kadarına sabrım yetmedi. :(

Bu arada, anlatmadan geçemeyeceğim. Kızımın arkadaşlarından İrem (İrem'ciğim kulakların çınlasın)ve diğer bütün kızlar yazlıkta bir gün bizim eve çıktıklarında (zaten her zaman bizdeler ama; benimle ilgilendikleri bir ara diyim) ''eee, yeni neler var, Şebnem abla'' dediklerinde, bu gazeteliğin daha bir yüzü boyutlandırılmış, ama her yeri boyanıp eskitilmiş bir halde, çıkarttım göstermeye. İremcim, pek hoşnutsuz ama gizlemeye çalıştığı yüz ifadesiyle bakıp ''aslında o kadar da fena olmamış'' demesiyle, diğer 5 kızın çığlık çığlığa kahkahalara boğulması bir oldu. :)))
Onları çok seviyorum. Kahakahaları hiç eksik olmasın ne yüzlerinden, ne evimizden. 
                           Neyse, işte benim ''O KADAR DA FENA OLMAYAN'' gazeteliğim.
                        Umarım düzgün ve yeterli resim koymuşumdur. Yoksa Ebuşun diline düşerim.

Bu gazetelik için, bu resimlerden okadar çok bastırdım ki, (bir de benzerleri var) A3, A4 boy boy. Sanırım onları da değerlendirip bu gazeteliğe takım birşeyler yapmam şart.

7 Eylül 2011 Çarşamba

yeni yeni...

Bir arkadaşımın getirdiği bu düz cam tabakları çeşitli şekillerde kullanmayı deniyorum. Şu resimdeki boyaların altında duran tabak bunların boş hali. Anlaşılıyormu bilmiyorum ama arkası biraz dalgalı bu tabakların. bu yüzden fotokopi yapıştırmakta önce tereddüt ettim ama sonra iyice ıslata ıslata fotokopiyi yumuşatıp ortaya yapıştırdım. Kalan yerleri önce puantiyeler sonra sıçratma boyayla süsledim. Ardındanda enamel boyayla, süngerle tamponlayarak boyadım. Bu yöntem tuttuğuna göre daha neler yapılmazki bu tabaklara. (Elimizde bir kaç düzine varda)
Bu tabaklar aslında askı alınıp duvara asmak için. Ancak ben hala yazlıkta olduğumdan askı almayı bekliyemeden çektim resimlerini. Aslında askı ve kurdelelerle daha neler neler var aklımda da...
Maden resim yapışıyor bütün bi resim yapıştırayım dedim. O da oldu. :))

 Bu ayıcıkların malum serisi var. Güzel bir üçleme yapabilirim. 

 Bir dee, illaki peçete denedim.Yine arka tarafına peçeteyi yapıştırıp boşta kalan yerlerine altın rengi ve  pembe sıçratmalar yaptıktan sonra yine enamel boyayla hem peçetenin arkasını hemde diğer boş yerleri boyadım.

Aslında bunları duvara asmış olarak görüntüleyip  öyle sizlerle paylaşmam gerekir ama sabredemiyorum. Baktım bugüne kadar hep söz vermişim tamamlayıp tekrar göstereceğime ama yapamadım. Artık söz vermiyorum. umarım bir gün bir spriz yaparım.

27 Ağustos 2011 Cumartesi

Bloguma döndüm

Ben sizlerden uzak kaldım gibi görünebilir ama siz sevgili yaratıcı ve zevkli blogger dostlarım benden hiç ayrılmadınız. Bütün yaz boyunca sizleri takip ettim ve zevkle baktım durdum. Tabi ki bir yandan da ürettim.Tam da kışın hayal ettiğim gibi; yazlığımdaki balkonuma küçük atölyemi taşıdım, denize karşı boyadım durdum. Hatta komşuların ilgisini çekip yeni fanlar edindirdim sizlere. Ancak fotoğraf, bilgisayar ve internet 3lüsünü bir türlü organize edemediğim için bloğumu ihmal ettim. Ancak şimdi sizlerleyim. Bunda da sevgili kızımın dün ilk orucunu tutarken benim için çektiği resimlerin katkısı büyük, onun için kuzuma bir kere daha '' teşekkürleeer'' .

Gelelim yaptıklarıma. Yaz deniz deyince... (geç kaldım epey amma) Bu mumla eskitme ve tahtayı çizerek çıtalar hissi verme fikri bana çok hoş geldi. Bunu bakalım daha nerelerde ne şekilde uygulayacağım. :) Üzerlerine yapıştırdığım peçete. Ancak bazılarında desene zarar verme korkusuyla makas kullandım halbuki yırtmak bu gibi projelerde çok daha doğal bir görüntü veriyor.
 Bunlar kızımın favorileri onun için bularla başladım. Aslında daha önce yatıklarım da var.


 Eveet. Taaa, mayıs ayında yaptığım bu şişe retro fotolarla kolaj çalışması. Şişeyi enamel boyalarla boyadıktan sonra fotokopilerle kolaj yaptım durdum. Çok eğlenceliydi
üzerine bir kaç kat tutkal ve mat vernikle bu hale geldi. Aslında boyun kısmına kırmızı ekoseli veya siyah puanlı bi kurdele bağlamayı da düşünüyorum.
 Kızıcığım hep aynı yönden çekmiş, halbuki tahmin edeceğiniz gibi her yönü farklı ve rengarenk. o da daha tecrübelenecek. :)

 İşte bu da romantik, vintage kolaj yağ şişem.
 İkisi de kolaj ama gerek renkleri gerekse fona uyguladığım eskitme gerekse resimler tamamen farklı bi hava.
 Kolaj yapabilmek için istediğiniz tarz resimleri bilgiyarda küçültüp evirip çevirerek sayfa hazırlayıp öyle bastırın, hem hesaplı, hem daha kolay.
 Resimlerin etrafını fonun rengiyle süngerle fona yaklaştırdım, sonra da fırçayla boya sıçratarak eskitme yaptım.
 Bunlarda kavanozlarıııııım. Uzun zamandır istediğim ahçılı kavanozlarım.Gerçi bunlar da taaa haziran ayına ait. Ahçılar kavanozun 3 tarafında var. Küçük olana sır vernik attım ama bu aralar herkesin başındaki dert, bende de muntazam olmadı ve pişman oldum. Çünkü sonrasında gören herkes büyüğünün mat oluşunu çok daha modern ve şık buldu. ama diyeceğim şu ki, benim ilk ama ilk kavanoz çalışmalarımda vernik cam gibi oluyordu, bu işin acemilikle alakası yok, bence hava şartları da çok önemli bi faktör. Yeni deneyenlerin içine su serpmek isterim. İlk kavanoz projelerimin resmini çekip bi ara eklemeye çalışacağım.