Sayfalar atolyem

2 Ekim 2011 Pazar

Biraz daha tabak

İşte yine aylar önce yapıp bitirip bir türlü resmini çekemediğim tabakalrım.
Çok sevdiğim bu peçete desenini duvarımda görmek hoş olacak.

 

Peçetenin fonuna yakın bir renkle boyayıp peçeteyi yapıştırdım.

 Aşağıdaki tabağı önce beyaza boyayıp sonra peçete yapıştırdım ve üzerine hamurla kabartma yaptım. Doğrusu sırf peçete kaplanmış halini bile çok sevmiştim.





1 Ekim 2011 Cumartesi

Gazeteliğim

  İşte haftalardır bir türlü tamamlayamadığım gazeteliğim. Bazı şeyler böyle kısmetsiz oluyor. Haftalar önce yazlıkta buna ne yapsam derken resimleri bulup, bir gayret başlayıp, tüm boyamalarını falan bitirip, bir yüzünün kabartmalarını da bitirdim. Ancak....


Neyse sonunda okullar açıldı, ben kışlık eve temelli dönüş yaptım ve yeni planlarla çalışmaya başladım.



Gelelim gazeteliğimize. Doğrusu rengi ve eskitme şekli tamamen seçtiğim resimlerden esinlenerek oluştu. Önce koyu kahve ile boyayıp mumladım ve sonra bu koyu turkuaz rengi, birkaç rengi karıştırarak elde ettim. Onu da içine dışına her yerine sürdüm. Sadece büyük resimleri yapıştıracağım yüzeylerin ortasını boş bıraktım. Gerisi hamur kabartma zımparalama falan...



Tabi, birazda kenarlardan yağlı boya ile eskitmem gerekti, yoksa kağıtlar pırıl pırıl duruyordu.

Bu kelebeklerde, bir türlü kıyıp kullanamadığım seramik objerimin arasından seçildi. Onları önce boyadım, daha sonra sıcak silikonla yapıştırdım.






Her yüzeyde hamur kabartma var. Resimlerde aynı ressamın resimleri olunca ister istemez çok güzel bir bütünlük oluyor.
Bu arada önemli bir noktayı atladım, Gülay'cığıma bir teşekkür. Beni yüreklendirip bu gazeteliğe başlattı ve bütün boyamayı bizzat kendisi yaptı. Çok yetenekli bir öğrenci kendisi.

Aslında sap kısmını rafyayla sarmak istedim ancak artık o kadarına sabrım yetmedi. :(

Bu arada, anlatmadan geçemeyeceğim. Kızımın arkadaşlarından İrem (İrem'ciğim kulakların çınlasın)ve diğer bütün kızlar yazlıkta bir gün bizim eve çıktıklarında (zaten her zaman bizdeler ama; benimle ilgilendikleri bir ara diyim) ''eee, yeni neler var, Şebnem abla'' dediklerinde, bu gazeteliğin daha bir yüzü boyutlandırılmış, ama her yeri boyanıp eskitilmiş bir halde, çıkarttım göstermeye. İremcim, pek hoşnutsuz ama gizlemeye çalıştığı yüz ifadesiyle bakıp ''aslında o kadar da fena olmamış'' demesiyle, diğer 5 kızın çığlık çığlığa kahkahalara boğulması bir oldu. :)))
Onları çok seviyorum. Kahakahaları hiç eksik olmasın ne yüzlerinden, ne evimizden. 
                           Neyse, işte benim ''O KADAR DA FENA OLMAYAN'' gazeteliğim.
                        Umarım düzgün ve yeterli resim koymuşumdur. Yoksa Ebuşun diline düşerim.

Bu gazetelik için, bu resimlerden okadar çok bastırdım ki, (bir de benzerleri var) A3, A4 boy boy. Sanırım onları da değerlendirip bu gazeteliğe takım birşeyler yapmam şart.

7 Eylül 2011 Çarşamba

yeni yeni...

Bir arkadaşımın getirdiği bu düz cam tabakları çeşitli şekillerde kullanmayı deniyorum. Şu resimdeki boyaların altında duran tabak bunların boş hali. Anlaşılıyormu bilmiyorum ama arkası biraz dalgalı bu tabakların. bu yüzden fotokopi yapıştırmakta önce tereddüt ettim ama sonra iyice ıslata ıslata fotokopiyi yumuşatıp ortaya yapıştırdım. Kalan yerleri önce puantiyeler sonra sıçratma boyayla süsledim. Ardındanda enamel boyayla, süngerle tamponlayarak boyadım. Bu yöntem tuttuğuna göre daha neler yapılmazki bu tabaklara. (Elimizde bir kaç düzine varda)
Bu tabaklar aslında askı alınıp duvara asmak için. Ancak ben hala yazlıkta olduğumdan askı almayı bekliyemeden çektim resimlerini. Aslında askı ve kurdelelerle daha neler neler var aklımda da...
Maden resim yapışıyor bütün bi resim yapıştırayım dedim. O da oldu. :))

 Bu ayıcıkların malum serisi var. Güzel bir üçleme yapabilirim. 

 Bir dee, illaki peçete denedim.Yine arka tarafına peçeteyi yapıştırıp boşta kalan yerlerine altın rengi ve  pembe sıçratmalar yaptıktan sonra yine enamel boyayla hem peçetenin arkasını hemde diğer boş yerleri boyadım.

Aslında bunları duvara asmış olarak görüntüleyip  öyle sizlerle paylaşmam gerekir ama sabredemiyorum. Baktım bugüne kadar hep söz vermişim tamamlayıp tekrar göstereceğime ama yapamadım. Artık söz vermiyorum. umarım bir gün bir spriz yaparım.

27 Ağustos 2011 Cumartesi

Bloguma döndüm

Ben sizlerden uzak kaldım gibi görünebilir ama siz sevgili yaratıcı ve zevkli blogger dostlarım benden hiç ayrılmadınız. Bütün yaz boyunca sizleri takip ettim ve zevkle baktım durdum. Tabi ki bir yandan da ürettim.Tam da kışın hayal ettiğim gibi; yazlığımdaki balkonuma küçük atölyemi taşıdım, denize karşı boyadım durdum. Hatta komşuların ilgisini çekip yeni fanlar edindirdim sizlere. Ancak fotoğraf, bilgisayar ve internet 3lüsünü bir türlü organize edemediğim için bloğumu ihmal ettim. Ancak şimdi sizlerleyim. Bunda da sevgili kızımın dün ilk orucunu tutarken benim için çektiği resimlerin katkısı büyük, onun için kuzuma bir kere daha '' teşekkürleeer'' .

Gelelim yaptıklarıma. Yaz deniz deyince... (geç kaldım epey amma) Bu mumla eskitme ve tahtayı çizerek çıtalar hissi verme fikri bana çok hoş geldi. Bunu bakalım daha nerelerde ne şekilde uygulayacağım. :) Üzerlerine yapıştırdığım peçete. Ancak bazılarında desene zarar verme korkusuyla makas kullandım halbuki yırtmak bu gibi projelerde çok daha doğal bir görüntü veriyor.
 Bunlar kızımın favorileri onun için bularla başladım. Aslında daha önce yatıklarım da var.


 Eveet. Taaa, mayıs ayında yaptığım bu şişe retro fotolarla kolaj çalışması. Şişeyi enamel boyalarla boyadıktan sonra fotokopilerle kolaj yaptım durdum. Çok eğlenceliydi
üzerine bir kaç kat tutkal ve mat vernikle bu hale geldi. Aslında boyun kısmına kırmızı ekoseli veya siyah puanlı bi kurdele bağlamayı da düşünüyorum.
 Kızıcığım hep aynı yönden çekmiş, halbuki tahmin edeceğiniz gibi her yönü farklı ve rengarenk. o da daha tecrübelenecek. :)

 İşte bu da romantik, vintage kolaj yağ şişem.
 İkisi de kolaj ama gerek renkleri gerekse fona uyguladığım eskitme gerekse resimler tamamen farklı bi hava.
 Kolaj yapabilmek için istediğiniz tarz resimleri bilgiyarda küçültüp evirip çevirerek sayfa hazırlayıp öyle bastırın, hem hesaplı, hem daha kolay.
 Resimlerin etrafını fonun rengiyle süngerle fona yaklaştırdım, sonra da fırçayla boya sıçratarak eskitme yaptım.
 Bunlarda kavanozlarıııııım. Uzun zamandır istediğim ahçılı kavanozlarım.Gerçi bunlar da taaa haziran ayına ait. Ahçılar kavanozun 3 tarafında var. Küçük olana sır vernik attım ama bu aralar herkesin başındaki dert, bende de muntazam olmadı ve pişman oldum. Çünkü sonrasında gören herkes büyüğünün mat oluşunu çok daha modern ve şık buldu. ama diyeceğim şu ki, benim ilk ama ilk kavanoz çalışmalarımda vernik cam gibi oluyordu, bu işin acemilikle alakası yok, bence hava şartları da çok önemli bi faktör. Yeni deneyenlerin içine su serpmek isterim. İlk kavanoz projelerimin resmini çekip bi ara eklemeye çalışacağım.







11 Haziran 2011 Cumartesi

SONUNDA...

Uzun bir ara verdim. Yeni yaptıklarımı paylaşabilmek için sabırsızlandım ve sonunda tamamlayamadıklarımı da ekleyerek hiç değilse 2 satır yazayım dedim.

Üstteki galvaniz saksılık sevgili kuzenimin eski bir saksısıydı. Ben boyanacak herşeye atladığım ve çok ağlaştığım için ''al ne yaparsan yap'' dedi. Veee... Böyle yapmak geldi içimden. Beğenmezse el koymayı planlıyorum. :) Sapını kapladığım peçeteden birde tabak yapıyorum şimdi bakalım belki  takım olurlar.



İşte bu da bir diğer kuzenimin mutfağındaki eski bir çikolata tenekesiydi.
Mutfağına renk katar umarım. :)



Ekmek tahtası üzerine rölyef ve kolaj çalıştım. Son merakım bu oldu.
Malum herkesi saran vintage kolaj aylardır aklımda olup bir türlü deneyemediğim bir çalışmaydı.Çok hoşuma da gitti. Vintage resimlerini küçültüp kolaj yapılabilecek boyutlarda dekupaj kagıdı gibi hazırladım. Bir kaç güne kadar sizlerle de paylaşırım. Hepsi bir arada olunca fotokopide küçült, bi daha bi daha çektir derdi olmuyor. Belki sizin de kolayınıza gider.


İşte, bir tane daha bitmemiş iş. Üzerinde daha oynamayı düşünüyorum, ama sarmaşık rölyefler okadar hoşuma gittiki sanırım bunu birkaç yerde daha kullanacağım. Askı olarak tel mi, kurdele mi, yoksa fisto gibi bişeymi kullansam?



Bu da iç yüzünden çalıştığım bir fanus
veee bu 3lü kavanozlar meşhur. Her kavanoz boyamaya başlayanın bence ilk yaptığı desen.
Bayılmıstım ilk gördüğümde de, yapmadan duramadım.