Neyse sonunda okullar açıldı, ben kışlık eve temelli dönüş yaptım ve yeni planlarla çalışmaya başladım.
Tabi, birazda kenarlardan yağlı boya ile eskitmem gerekti, yoksa kağıtlar pırıl pırıl duruyordu.
Bu kelebeklerde, bir türlü kıyıp kullanamadığım seramik objerimin arasından seçildi. Onları önce boyadım, daha sonra sıcak silikonla yapıştırdım.
Her yüzeyde hamur kabartma var. Resimlerde aynı ressamın resimleri olunca ister istemez çok güzel bir bütünlük oluyor.
Bu arada önemli bir noktayı atladım, Gülay'cığıma bir teşekkür. Beni yüreklendirip bu gazeteliğe başlattı ve bütün boyamayı bizzat kendisi yaptı. Çok yetenekli bir öğrenci kendisi.
Bu arada, anlatmadan geçemeyeceğim. Kızımın arkadaşlarından İrem (İrem'ciğim kulakların çınlasın)ve diğer bütün kızlar yazlıkta bir gün bizim eve çıktıklarında (zaten her zaman bizdeler ama; benimle ilgilendikleri bir ara diyim) ''eee, yeni neler var, Şebnem abla'' dediklerinde, bu gazeteliğin daha bir yüzü boyutlandırılmış, ama her yeri boyanıp eskitilmiş bir halde, çıkarttım göstermeye. İremcim, pek hoşnutsuz ama gizlemeye çalıştığı yüz ifadesiyle bakıp ''aslında o kadar da fena olmamış'' demesiyle, diğer 5 kızın çığlık çığlığa kahkahalara boğulması bir oldu. :)))
Onları çok seviyorum. Kahakahaları hiç eksik olmasın ne yüzlerinden, ne evimizden.
Neyse, işte benim ''O KADAR DA FENA OLMAYAN'' gazeteliğim. Umarım düzgün ve yeterli resim koymuşumdur. Yoksa Ebuşun diline düşerim.